Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerine yükselmesi ise piyasalarda güvenli liman talebinden ziyade yeniden artan enflasyon endişelerini ön plana çıkardı.
Analizde, bu gelişmelerin ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz indirim beklentilerini öteleyebileceği ve dolar endeksindeki toparlanma ile birlikte altın üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Son açıklanan ABD enflasyon verilerinde enerji fiyatlarının etkisiyle yukarı yönlü sapma görülmesinin de altının “riskten kaçış” yerine faiz hassasiyeti yüksek bir varlık gibi fiyatlanmasına neden olduğu ifade edildi.
Teknik görünümde ise ons altının sert satışla 4350 seviyesine kadar gerilediği, ardından bu bölgeden tepki alarak kısa vadede 7 ve 20 günlük EMA’ların bulunduğu 4720–4780 bandında sıkıştığı kaydedildi. Fiyatın halen 50 günlük EMA altında kalmasının orta vadeli baskının sürdüğüne işaret ettiği, MACD’de toparlanma sinyali ve RSI’ın 50 seviyesine yönelmesinin ise kısa vadeli tepki potansiyelini desteklediği belirtildi.
Analizde, 4850 seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanmadıkça yükselişlerin sınırlı kalabileceği, aşağı yönlü hareketlerde ise 4650 ve 4550 destek seviyelerinin takip edileceği ifade edildi.
Analizde, hafta sonu ABD ile İran arasındaki görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından ABD’nin İran limanlarına yönelik abluka planlarını devreye alma ihtimalinin gündeme geldiği, buna karşılık İran’ın bölgedeki limanları hedef alabilecek misilleme açıklamalarının Hürmüz Boğazı üzerinden geçen küresel enerji akışına ilişkin endişeleri artırdığı belirtildi. Bu gelişmelerin hem Brent hem de WTI petrolü yeniden 100 dolar seviyesine taşıdığı ifade edildi.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkan Yardımcısı De Guindos’un, petrol ve kimyasal fiyat şoklarının ikinci tur etkiler yaratması halinde ilave sıkılaşmanın gündeme gelebileceğine yönelik açıklamalarının da piyasada fiyatlandığına dikkat çekildi. Böylece petrolün yalnızca jeopolitik risklerle değil, enflasyon ve faiz beklentileri üzerinden de değerlendirildiği vurgulandı.
Teknik görünüme ilişkin değerlendirmede ise sert yükselişin ardından 115 dolar bölgesinden gelen kar satışlarıyla fiyatın 95 dolar seviyelerine kadar gerilediği, ancak fiyatlamanın halen 50 günlük EMA üzerinde kalmasının orta vadeli yükseliş yapısının tamamen bozulmadığını gösterdiği ifade edildi.
Analizde ayrıca 7 günlük EMA’nın aşağı yönlü eğilim göstermesi, MACD histogramının negatife dönmesi ve RSI’ın 50 seviyesine gerilemesinin kısa vadede momentum kaybına işaret ettiği belirtildi. Bu çerçevede 95–90 dolar bandı ilk önemli destek bölgesi olarak öne çıkarılırken, bu seviyelerin korunması halinde 95–100 ve ardından 105 dolar dirençlerine doğru toparlanma görülebileceği ifade edildi.
Öte yandan 90 dolar seviyesinin altına sarkılması durumunda satış baskısının 85–80 dolar bandına doğru derinleşebileceği uyarısı da analist değerlendirmelerinde yer aldı.
Yayımlanan EUR/USD teknik analizine göre, küresel piyasalarda fiyatlamalar tek bir başlık yerine birden fazla dinamiğin aynı anda etkili olduğu bir görünüm sergiliyor.
Analizde, enerji fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyon beklentilerini artırdığı, bunun da ABD tarafında FED’in faiz indirimlerini ertelemesine, Avrupa tarafında ise ECB’nin daha uzun süre sıkı para politikasını sürdürebileceği beklentisine yol açtığı belirtildi. Artan enerji maliyetlerinin ikinci tur enflasyon etkisi yaratabileceği ve bu nedenle ECB’nin yeniden faiz artırımı gündeminin konuşulabileceği ifade edilirken, FED cephesinde de enflasyondaki düşüşün sekteye uğrayabileceğine yönelik daha temkinli bir duruşun öne çıktığı aktarıldı.
Analizde, hafta sonu sonuçsuz kalan ABD–İran görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı’na yönelik artan risklerin petrol fiyatlarını yukarı taşıdığı, bunun da EUR/USD üzerinde çift yönlü baskı oluşturduğu vurgulandı.
Teknik görünümde ise paritenin 1.15 seviyesinden aldığı tepkiyle yükseldiği ve 1.1650–1.1740 bandına yerleştiği belirtildi. Kısa vadeli ortalamalardaki yukarı yönlü kesişim ile MACD’deki pozitif momentumun toparlanmayı desteklediği, RSI’ın 50 üzerindeki seyrinin de bu görünümü teyit ettiği ifade edildi.
Ancak 1.1740 direncinin altında kalıcılığın, yükselişin henüz güçlü bir trend dönüşümüne işaret etmediği belirtilirken, bu seviyenin aşılması halinde 1.1800 ve 1.1900 dirençlerinin gündeme gelebileceği kaydedildi.
Teknik görünümde ise endeksin 23.000 seviyesinden aldığı tepkiyle kısa vadeli toparlanma eğilimini koruduğu, 7 günlük EMA’nın yeniden 20 ve 50 günlük ortalamaların üzerine yönelmesinin ve MACD’nin pozitif bölgede güç kazanmasının alıcılı görünümü desteklediği kaydedildi. RSI’ın 70 seviyesine yaklaşmasının da momentumun güçlü olduğuna işaret ettiği aktarıldı.
Analize göre, ABD–İran hattında ateşkes beklentilerinin yeniden zayıflaması ve Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka söylemlerinin öne çıkması, enerji arzı ve enflasyon risklerini yeniden gündeme taşırken Nasdaq vadeli endeksinde risk iştahını sınırlayan bir görünüm oluşturuyor. Analizde, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin büyüme hikayesinden ziyade maliyet baskılarını artırdığı ve FED’in daha uzun süre sıkı para politikasını sürdürebileceği beklentisini güçlendirdiği ifade edildi.
Bu durumun endeks üzerindeki yukarı yönlü hareketleri sınırlayan ana faktörlerden biri olduğu belirtildi. Buna karşın teknoloji hisselerinin genel endekse kıyasla daha dirençli bir görünüm sergilediği, piyasada riskten tamamen kaçış yerine seçici alımların devam etmesinin Nasdaq’ın gün içi kayıplarını önemli ölçüde telafi etmesini sağladığı aktarıldı. Teknik görünümde ise endeksin 23.000 seviyesinden aldığı güçlü tepkiyle kısa vadeli toparlanma eğilimini koruduğu ifade edildi.
7 günlük EMA’nın yeniden 20 ve 50 günlük ortalamaların üzerine yönelmesinin, MACD’nin pozitif bölgede güç kazanmasının ve RSI’ın 70 seviyesine yaklaşmasının alıcılı eğilimi desteklediği kaydedildi. Bununla birlikte fiyatın 25.100–25.500 bandı ve 50 günlük EMA çevresinde zorlanmasının, kısa vadede yukarı yönlü hareketlerde temkinli olunması gerektiğine işaret ettiği belirtildi.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 haberajans24.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.