Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikalarında yeni dönemin merkezine elektrikleşmeyi koyacaklarını belirterek, üzerinde çalıştıkları 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı COP31 öncesinde Türkiye ve dünyaya ilan etmek istediklerini söyledi.
Bayraktar, Türkiye’nin COP31’de dünyaya vereceği mesajlardan birinin elektrikleşme olacağını ifade etti. Türkiye’nin enerji vizyonunu yeni elektrik dünyasına göre hazırladığını belirten Bayraktar, 2040’a yönelik yeni enerji mimarisinin hazırlıklarının sürdüğünü kaydetti.
Bayraktar, Türkiye’nin COP31 kapsamında dünyaya vermek istediği temel mesajın “Artık taahhütten aksiyona geçelim” olacağını söyledi.
İklim değişikliğiyle mücadelede hedeflere ulaşılması için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Bayraktar, COP31’in Antalya’da Türkiye ve küresel iklim mücadelesi açısından önemli bir organizasyon olacağını ifade etti.
Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çok sayıda ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile bakanların Antalya’da bulunacağını, zirveye yaklaşık 100 bin kişinin katılmasının beklendiğini belirtti. COP31’in 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirileceğini kaydetti.
Türkiye’nin yeni enerji mimarisinin merkezine elektrikleşmeyi koyacaklarını belirten Bayraktar, 2035 yılı için yüzde 35 elektrikleşme hedefinin önemine dikkat çekti.
Bayraktar, elektrikleşmenin iklim değişikliğiyle mücadelede de önemli bir unsur olduğunu belirterek, Türkiye’nin enerji vizyonu ve planlarını yeni elektrik dünyasına göre hazırladığını söyledi.
Bakan Bayraktar, üzerinde çalışılan 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nın COP31 başlamadan önce, ekim sonu veya kasım ayının ilk haftasında açıklanmasının hedeflendiğini ifade etti.
Yenilenebilir enerjide 2035 yılı için 120 bin megavatlık hedef ortaya koyduklarını hatırlatan Bayraktar, 2040 yılı için ise daha yüksek bir hedef açıklayacaklarını söyledi.
Enerjinin verimli kullanılmasının da yeni planın önemli başlıklarından biri olacağını belirten Bayraktar, 2030’a kadar yaklaşık 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerinin bulunduğunu, 2030 sonrasına ilişkin daha iddialı bir Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı üzerinde çalıştıklarını kaydetti.
Elektrikleşmede ulaştırmanın “oyun değiştirici” alanlardan biri olacağını belirten Bayraktar, Türkiye’de sanayide yaklaşık yüzde 29, binalarda ise yüzde 22-23 seviyelerinde elektrikleşme bulunduğunu söyledi.
Ulaştırmada elektrikleşme oranının ise yüzde 1’in altında olduğunu belirten Bayraktar, ulusal enerji planında 2035 yılında Türkiye yollarında en az 7 ila 10 milyon elektrikli araç bulunması hedefinin yer alacağını ifade etti.
Belediye otobüslerinin de elektrikliye dönmesi gerektiğini belirten Bayraktar, bireysel araçların önemli bölümünün elektrikli hale gelmesiyle Türkiye’nin petrol talebinin azaltılabileceğini, emisyonların düşürülebileceğini ve dışa bağımlılığın azaltılabileceğini söyledi.
Bu dönüşüm için 200 milyar doların üzerinde yatırım gerektiğini belirten Bayraktar, elektrikli araçların yaygınlaşmasının aynı zamanda elektrik talebini artıracağını ifade etti. Yakın tarihli açıklamalarında da 2035 için 8-10 milyon elektrikli araç hedefini dile getirdi.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeline de değinen Bayraktar, kapasite açısından toplam potansiyelin yaklaşık yüzde 70’inin güneş, yüzde 30’unun ise rüzgârdan oluşmasının beklendiğini söyledi.
Güneş ve rüzgâr arasında tercih yapılmayacağını, her iki kaynağa da ihtiyaç bulunduğunu belirten Bayraktar, yenilenebilir enerjinin Türkiye açısından vazgeçilmez olduğunu ve mümkün olduğu kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapılacağını kaydetti.
Bayraktar, yeni enerji hedefleri kapsamında depolamalı hidroelektrik santraller üzerinde de çalıştıklarını söyledi.
Pompaj depolama sisteminde suyun elektrik fiyatlarının daha uygun olduğu saatlerde pompalarla yeniden yukarı taşınacağını anlatan Bayraktar, ihtiyaç duyulan saatlerde bu su kullanılarak yeniden elektrik üretileceğini ifade etti.
Nükleer enerji çalışmalarına da değinen Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin birinci reaktöründe elektrik üretimi açısından sona yaklaşıldığını ve şu anda test aşamasında bulunulduğunu söyledi.
Hedeflerinin yıl sonuna kadar santralin fiziki çalışmasını başlatmak olduğunu belirten Bayraktar, Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projeleri için de müzakerelerin sürdüğünü kaydetti.
Özellikle Kanada ile yürütülen görüşmelerin son dönemde hızlandığını ifade eden Bayraktar, Sinop sahasının daha hazır durumda olduğunu ancak elektrik açısından Türkiye’nin önceliğinin Trakya olduğunu söyledi.
Trakya’da saha çalışmalarının devam ettiğini belirten Bayraktar, Çin, Rusya ve Güney Kore ile de görüşmelerin sürdüğünü aktardı.
Derin deniz sondaj gemilerinin sayısını 6’ya çıkardıklarını açıklayan Bayraktar, gemilerden birinin Somali’de çalışmalarını sürdürdüğünü, diğer gemilerle de Karadeniz’de farklı bölgelerde sondaj faaliyetleri yürütüldüğünü söyledi.
Batı, Orta ve Doğu Karadeniz’de tespit edilen sahalarda çalışmalar yapıldığını belirten Bayraktar, önümüzdeki günlerde Batı Karadeniz’de petrol hedefli yeni bir sondaja başlanacağını ifade etti.
Sondajın uzun ve teknik açıdan zor bir çalışma olacağını belirten Bayraktar, petrol hedefli çalışmanın yakın zamanda başlayacağını kaydetti.
Katar gazının Türkiye üzerinden Türkiye’ye ve bir bölümünün Avrupa’ya taşınmasını öngören projenin de gündemde olduğunu belirten Bayraktar, projenin hayata geçirilmesi için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik boru hattına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Projenin finansmanı ve teknik açıdan inşa sürecinin önemli olduğunu belirten Bayraktar, TANAP ve TAP projelerinde olduğu gibi öncelikle siyasi iradenin ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Katar, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin projeye ilişkin yaklaşımının önem taşıdığını belirten Bayraktar, mevcut krizin yeni enerji projelerinin hayata geçirilmesi için fırsata dönüştürülebileceğini söyledi.
Ceyhan’ın bölgesel bir petrol merkezine dönüşme potansiyeline sahip olduğunu belirten Bayraktar, ilave petrol kaynaklarının bulunması halinde Ceyhan’ın 2-2,5 milyon varil seviyelerine ulaşabilecek bir kapasite potansiyeline sahip olabileceğini ifade etti.
Irak’ın günlük yaklaşık 3 milyon varillik, Kuveyt’in ise yaklaşık 2 milyon varillik ihracatından söz eden Bayraktar, toplam 5 milyon varillik miktarın yarısının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasının mümkün olabileceğini söyledi.
Ceyhan’da petrolün depolanması, rafineri ve petrokimya faaliyetleriyle birleştirilmesi halinde daha büyük bir değer zinciri oluşturulabileceğini belirten Bayraktar, Türkiye’nin enerji ticaretinde önemli bir merkez haline gelebilecek potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 haberajans24.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.